Geleneksel büyük salonların heybetli dekorları yerini, şehrin kuytu köşelerinde kurulan küçük, samimi ve alternatif sahnelere bırakıyor. Son yıllarda tiyatro dünyasına yön veren en güçlü rüzgar, dekoru ve kostümü minimalist tutarak tamamen metne, oyunculuğa ve seyirciyle kurulan o sıcak temasa odaklanan bağımsız tiyatro topluluklarından esiyor.
Seyircinin oyuncuya nefes alacak kadar yakın olduğu bu oditoryumlarda tiyatro, elit bir aktivite olmaktan çıkıp hayatın tam kalbine dokunan sert bir gerçekliğe dönüşüyor. Toplumsal meseleler, modern bireyin yalnızlığı ve tabu sayılan konular, alternatif sahnelerin cesur rejileriyle hayat buluyor. Nd Tiyatro Kuşağı olarak, bu sezon mutlaka radara alınması gereken bağımsız oyunları, sahne arkasındaki kolektif emeği ve tiyatronun dijitalleşen dünyaya karşı neden hâlâ en güçlü canlı performans sanatı olduğunu inceliyoruz.


