Evlerimizin konforunda, tek bir tuşla binlerce filme ulaştığımız streaming (akış) çağındayız. Sinema sektörü, pandemi sonrası dönemle birlikte büyük bir kabuk değişimi yaşıyor. Birçok sinema eleştirmeni salonların geleceğinden endişe ederken, yedinci sanatın tutkunları bambaşka bir gerçeği savunuyor: Sinema salonu deneyimi asla ölmeyecek.
Çünkü sinema, sadece bir filmi izlemekten ibaret değildir; telefonlarımızı kapatıp, karanlık bir odada, hiç tanımadığımız yüzlerce insanla aynı anda gülmek, aynı anda irkilmek ve dev ekrandaki ışığın büyüsüne kapılmaktır. Yani kolektif bir rüyadır. Evet, dijital platformlar sektörü dönüştürüyor ve bağımsız sinemaya yeni kapılar açıyor; ancak festivallerin heyecanı, vizyon filmlerinin salonlardaki yankısı sinemanın ruhunu ayakta tutmaya devam ediyor. Bu hafta, sinemanın dijital dönüşümünü ve salonların o kendine has kokusunu neden özlemeye devam ettiğimizi tartışıyoruz.


